30 Nisan 2013 Salı

100 Olmuşuz :)

Bloğumu açmamdaki en büyük etken içimdeki yazma aşkıydı, arkadaşlarımda beni bu konuda destekleyince açıverdim.
Ama açarken böyle güzel arkadaşlıkların kurulduğu , sevgi dolu insanların olabileceği bir ortamı tahmin bile etmemiştim.
Bugün bakıyorum ki 100 olmuşuz, aslında benim için çokta önemli değildi ilk başladığımda ama insan yazdıklarının okunduğunu gördükçe mutlu olup daha güzel şeylerin altına imza atmak istiyor.
Bugün sizler sayesinde kendimi çok mutlu hissediyorum :)

Aynı bu küçük kız gibiyim :) Hayalden prenses tacımla geziniyorum :P
Blog ailem büyüdüğüne göre hediyeleşmenin vaktide gelmiştir değil mi canlar :)
Bu konuda beklemede kalın , hepinize teşekkür ederim ..
Sizleri seviyorum :) Sağlıcakla ..

29 Nisan 2013 Pazartesi

Yoruldum. .



Kor düştü yüreğime , yanıyorum , acıyorum , en çokta üzülüyorum. .
Bir gülüşüyle hayat bulduğum insanların yabancılaşması beni bu hale düşüren.
Dost diyorum susuyorum.. Yar diyorum susuyorum..
Üzülmekten , düşünmekten ,yüreğimin acısını dindirmeye çalışmaktan yoruldum . .
Birilerini mutlu etmek için kendimi parçalamaktan yoruldum.
O birilerinin yalanlarında boğulmaktan yoruldum.
Gerçekleşmesini beklediğim hayallerimin yükünden yoruldum.
Peşimi bırakmayan kaderimin beni hayat kavgasında sürüklemesinden yoruldum .
Kitap okumaktan , müzik dinlemekten , çizmekten , çekmekten..
Kısacası ben herşeyden biraz yoruldum ..

Delancey'in Bahara Merhaba Çekilişi :)

Daha 2 gün öncesinden annemle alışverişe çıkıp aradığımı bulamadıktan sonra ;
Anne aceba kısmetsizmiyim ben.. derken aradığım şeyi karşımda buldum :)
Bu güzel çekiliş hediyelerini gördükten sonrada amaan bu konuda da kısmetsizim zaten derken 2 gün öncesi geldi aklıma :)
Şansımı denemek istedim :)
Sizde katılmak için buraya tık tık :)

27 Nisan 2013 Cumartesi

90'larda Çocuk Olmak , Genç Olmak :)


Ah ne güzeldi o yıllar , teknolojinin uzağında saf masum ve sosyal çocuklardık biz :)
Şimdiki çocuklar mı şanslı yoksa biz mi tartışılır bir konu ama ne varsa eskilerde var denir ya aynen öyle işte :)
Hayatımın en güzel dönemleriydi çok özlüyorum .
Ayaklarımız şişene kadar ip atlayıp seksek oynardık.
5taşı hatırlayanınız var mı peki , en düzgün taşı bulabilmek için dökülen terleri :)
Erkeklerde amerikan traşı kızlardan amerikan küt modası vardı .
Benim hiç uzun saçlarım olmadı hep küttü :)

Kışın annemden gizli evden tepsi çalar onunla kayardım bilmem siz hiç denediniz mi ama kızakla kaymaktan daha havalıydı evden tepsi çalıp kaymak :)
O zamanlar çizgi film kanallarımız yoktu , tom ve jerry i belli aralıklarda yayınlarlardı es kaza şans eseri rastlandığında pür dikkat televizyon karşısına geçilirdi , pazar günleri rahmetli Barış abi izlenirdi biz onun adam olacak çocuklarıydık.. Nur içinde yatsın .
Favorimiz Sıdıka hatırlayanınız var mı ? 

Ben hayranıydım Sıdıka sayesinde günlük ve abime kafa tutmayı öğrenmiştim :) 

Çılgın Bediş ide söylemeden geçmiycem :)
Tam hatırlamıyorum ama ilkokul 1 veya 2. sınıftaydım o zamanlar , okuldan eve geldiğimizde izlerdik ablamla kaçırmadan :)


Telefon yerine cebimizde bu bebekler titrerdi , ölmesin diye ne zorluklar çekerdik :)

Bunları yazmama sebep mino sakızlar :) Ben bu sakızlardan arıyorum ,bilen varsa söylesin lütfen :)
Vazgeçilmezim cinolar , ben hala yiyorum bunlardan :)
Şimdilerin hulahoop u bizim çemberimiz :)
Dönderirken ses çıkarması için, içine kuru bakliyat atardık :)
Yine anneden gizli :P






Sizde benim gibi bunlara bakınca iç çekip duygusal anlar yaşıyor aynı zamanda tuhaf bir tebessüm içerisindeyseniz 90'lı yılları dolu dolu yaşamışsınız demektir.
Sağlıcakla ve daha nice güzel günlerle kalın :)

24 Nisan 2013 Çarşamba

İlk Kurs Günü :)


Merhaba canlar yoğun bir günün ardından hepinize merhaba :)
Hem mutlu hem yorgun bir blogger var karşınızda :))
Geçen haftalarda söylediğim gibi dikiş kursuna yazılmıştım ama bir türlü başlamak nasip olmamıştı .
Kısmet bugüneymiş :) Sabah beni nasıl bir telaş sardı , uzun bir süredir dikiş dikmiyorum .
Aceba unuttum mu, ya dikemezsem , ya makinaya alışamazsam :)
Kafamda bin türlü soru işaretiyle gittim , hemen boş bir makina buldum yerleştim :)
Sanki yıllardır ordayım :P Ama makina bana öyle hafif geldi ki. .
Okulda o gürültülü sanayi tipi makinalarla çalıştıktan sonra sessiz ve yavaş makinalarla karşılaşınca önce afalladım :)
Ama bunada şükür makina makinadır :)
Makinaya ilk günden öyle yüklendim ki kaç kez iğnem kırılma noktasına geldi  :)
Alışamadım hala ama daha önceden kalan kesilmiş henüz hiç dikilmemiş tek pileli yanlardan hafif açılan eteğim vardı , bugün onu diktim elimin alışması için.
Makinanın yavaşlığı dışında sıkıntı çekmedim , eğlenceli hoş bir ortam bundan böyle işi gücü bırakıp gitmeyi düşünüyorum :)
Ama geldiğimden beri  bel ağrısı çekiyorum . .
Hamladım ilk günden  galiba:))
Bel ağrımdan dolayı çok uzatmıycam,
bu sebepten hemen bugün biten eteğimi paylaşmak istiyorum sizinle .
Sahibi henüz belli değil çünkü kime hediye edeceğimi düşünmedim :)
Bakın bakalım nasıl olmuş :P

Ben okul eteğine benzetiyorumama artan kumaşımı,ancak bu şekilde tek 
pile düz bir etekle değerlendirebilirdim  :)

Elimdeki yarım işler bitsin kafamda tasarladığım dikilmeyi bekleyen birçok şey var.
Sizlerde beklemede kalın , sağlıcakla . .
Hepinize hayırlı akşamlar :)

23 Nisan 2013 Salı

Sanal Alışveriş Ve Kargoyla İmtihanım !


Selâmün Aleyküm canlar. .
Alışveriş sevmeyen kadın var mıdır bilmem ama gökte AVM açılmış dense merdiven kurup çıkmaya çalışırız  heralde :)
Bende son alışverişim den önce epey bir süre sürekli internetten alışveriş yapmaya sarmıştım , kasada sıra bekleme derdi ,
bazı tezgahtarların kaprisini çekme derdi yok diye sevinerekten yapıyordum :) Ta kii..
En son yaptığım alışveriş beni hayal kırıklığına uğratana kadar:)
Hala gülerek yazdığıma şaşıyorum, nasıl böyle sessiz kalabildiğime de. . :)
Ama resmen mecbur bırakıldım, nasıl mı ;
Elbise beğenip günlerce alıp almama konusunda kararsız kaldım , beğendim rengi stokta yoktu.
Sonra bir sabah gözüme çarptı tekrar stoğa eklenmiş , dururmuyum illaki almam lazım :)
Sitenin adını verip vermemek arasında gidip geliyorum şuan. .
Ama tesettür giyiminde bulunduğu sitelerden birtanesi.
Gelelim başıma bir elbise yüzünden neler geldiğine :)
Siparişimi verdiğim hafta bir davete katılacaktım kafamda bir kombin yaptım şalı ayakkabısı takısı hazır . .
Ama hani elbise ? Her gün bakıyorum tedarik ediliyor yazıyor.
İptal etmekte istemedim belki gelir diye.
Sitede ulaşabileceğim ne bir numara ne bir adres hiç birşey yok !
Kafamada koydum ya o elbiseyi giymeyi..
Sonuç olarak giyemedim , tam 1 buçuk hafta tedarik edilmesi beklendi kargoya verildi. .
Buraya kadar herşey normal ama bundan sonrası beni iyice çileden çıkardı.
Kargoya verildikten 2 gün sonra kargo şirketinden arandım , siparişiniz geldi ama evi bulamadık gelin alın!
Ne münasebet. . Benden kapıda ödeme adına fark ücreti almayı biliyorsun da evi mi bulamıyorsun ?
Üstelik aynı kargo şirketi daha önceki alışverişlerimde de aynı sorunu çıkardı.
Gidemeyeceğimi belirttim , evin adresini tekrar verdim, bekliyorum o gün gelecek sözde ..
O gün gelmedi , ertesi gün gelmedi ,ertesi gün yine gelmedi. .
O hafta içerisinde elbiseyi aldığım siteden aradılar..
Ve ben şikayetlerimi dile getirdim tamam ilgileniyoruz dendi ama yine kargodan tık yok .
2 adım ötemde ama inat ettim onlar getirecekler .
Tam 1 buçuk hafta sonra bana kargodan telefon geldi gelip alacak mısınız yoksa iadeye gidecek diye.
Şaka gibi !
Çok sinirlendim ve işinizi neden düzgün yapmıyorsunuz 1 buçuk haftadır bekliyorum,
Siz getirecekseniz getirin yoksa gönderin dedim.
Verdikleri cevap;karışıklık olmuş özür dileriz hemen getiriyoruz . .
Yine tamam dedim bekliyorum , ama o gün içerisinde de gelmedi .
Yaa sabıırr ! Artık vazgeçtim elbiseden geri gönderseler keşke diyorum .
Neyse ki 2 gün içerisinde kargom geldi.
Kargo geldiğinde ben evde yoktum , olsaydım o fark ücretini ödemeyi düşünmüyordum.
Parasında değilim ama sonuna kadar hak etmiyorlar ve araştırmalarıma göre aynı kargo şirketine birçok şikayet var. .
Neyse ben paketim geldi diye sevinirken bir açıyorum tam bir fiyasko !
Benim beğendiğim elbiseyle arasında uçurum var, ve iade süresi geçmiş durumda.
Dantelleri nin renk uyumuna ayrıca bayıldım , dikişler desen o derece .
Kumaşı hakkında yorum bile yapamıyorum. .


Fotoğrafta dantelleri koyu görünüyor ama bildiğiniz buz mavisi . .
Zaten boyun kısmına bakıldığı vakit renkteki uyumsuzluk belli ediyor kendini.
Demem o ki arkadaşlar emin olmadan hiç birşeyi almayalım .
Alacaksakta güvenilir birçok site var. .
Bilerek paylaştım ki belki birkaç kişi daha çıkar benimle aynı sorunları yaşayan. .
Ben hala internet alışverişi yapıyorum ama bir daha kıyafet alabileceğimi sanmıyorum . .
Varsa buna benzer sorunlar yaşayan dostlar paylaşsın , belki bende o zaman kargo şirketinin ve elbiseyi aldığım sitenin adını rahatlıkla söylerim..
Off off ne çok yazmışım yine..
Benim içim şişti , sizinki de değil mi ?
Neyse keyifli akşamlar diliyorum  görüşmek üzere hepiniz sağlıcakla kalın :)

22 Nisan 2013 Pazartesi

Bir Şehr-i Nevşehir

Selâmün Aleyküm sevgili blog dostlarım canlarım :)
Bol fotoğraflı renkli bir post hazırladım sizlere :)
Daha öncede belirttiğim gibi Nevşehir'de yaşıyorum.
Bana göre dünyadaki bir cennet doğa harikası bir şehir.
Şivemizde öyle içten ve samimi :)
4 nörüyon (nasılsın) kelimesini yan yanyana duyarsanız bilin ki Nevşehir'desiniz.
Arapçadaki gırtlaktan çıkan sesleri bizim gibi kimse telaffuz edemez sanırım :)
Aynı zamanda olağanüstü güzelliklere , tarihi değerlere sahip.
Toplumsal değerlerimizi hala kendi içimizde yaşatmaya çalıştığımız sıcak ve samimi ve bir o kadarda keyifli insanlar topluluğu Nevşehir. .
Yolunuz düşerse ;
Kabak çekirdeği,testi kebabı,patates,üzüm turşusu,tatmadan geri dönmemenizi,özellikleri ve güzellikleri saymakla bitmeyen şehrimi yakından görmenizi tavsiye ederim :)
Dün İstanbul'dan gelen misafirimle türküsü gibi kendisi de güzel Ürgüp'teydik :)
Merkezden göçtük Ürgüp'e gittik :)
Blogger olmak ne zormuş, attığım adımda fotoğraf çekmek istedim :)
Ama günün yarısında makinamın şarjı bitti :(
Ama oda yıldırmadı beni telefondan devam ettim :)
Herşey sizin için :P Yoksa fotoğraf delisi değilim :P
Hava soğuk olmasına rağmen böyle sıcak karşıladı bizi Ürgüp :)





Ürgüp'ü kuşbakışı görmek için Temenni tepesine koşarak çıkarken ben :P
Tepeye çıkarken yol üstünde hediyelik alabileceğimiz bir çok dükkan var .
Peri bacası minyatürleri ve
el işçiliği çiniler en çok satılan hediyelikler arasında 





 Ve Ürgüp ayaklarımız altında .. Saatlerce izlenilebilecek görüntülere sahip.. 

 Tepeye çıkıldığı vakit , daha yakından görebilmemizi sağlayan dürbünler var,arkadaşımı uzun süre burdan ayıramadım :))

Buda tepenin atmosferinde kendini kaybetmiş ben ,
yüzümdeki o ifadeyi görmenizi isterdim :)
Tepeden aşağı indiğimizde bizi bu güzellikler bekliyor ..


 Papatyalarla dahada güzelleşmek istedik :)


 Birçok tarihi konak var , hepsinin kapısının önünde birer de fotoğrafım :P
Bir zamanlar Çağan Irmak'ın yönetmenliğini yaptığı,
bizleri ekran karşısına kilitleyen Asmalı Konak ..
Bizim içine girmeye vaktimiz yoktu maalesef o yüzden bununla yetinelim :)


 Ben bu merdivenleri çok sevdim 3 er 5 er çıktım :)

Ama inmesi epey zahmetliydi :)
Son olarak yalancı baharın mis kokulu çiçekleri :)
İnanın çekebilmek için çok mücadele verdim ama o eşsiz kokuya değer di :)

 Hepiniz sağlıcakla kötü sözden kem gözden uzak kalın :)
Şehrim'in diğer güzellikleriyle bir başka postta görüşmek üzere :)













18 Nisan 2013 Perşembe

Eskiyen Kottan Yelek

İyi Akşamlar Blogcanlarım :)
Yarım işlerimi,bitmiş işlerimden ayırdım geçenlerde.
4 yılım,koskoca 4 yıl 4 torbaya sığdı diye üzülürken öğrendiklerimin bana bir ömür yeteceğini düşünüp şükrettim.
Okula giderken mırın kırın etsem de hep dedim ki olsun ben öğrenmek için çabalayayım belki bir gün bu işten karnım doyacak.
Ve okul bittikten sonra uzunca bir süre düşündüm iş yeri açmayı .
Ama gözü kara değilim bir şeyi ha deyince yapamıyorum .
İllaki birilerinin beni manevi anlamda desteklemesi,yaparsın Tuba yaparsın demesi gerekiyor :)
Hal böyle olunca şuan eski işlerimle,dikilmeyi bekleyen ve gidilmesi gereken bir kursla yerimde saymaya devam ediyorum.
4 torba dedim ya,
O 4 torba ,4 yıl . . Her şey gözümün önünden bir bir geçiyor şuan. .
Zaman, h
iç bitmeyecek gibi yaşadığımız bu hayat.. Ne hızlı geçiyor değil mi? O yılları çok özlüyorum her anımı,başımda esen kavak yellerini. .
Hayatın zorluklarını yeni yeni anlıyorum.İnsan büyüdükçe daha çok içine kapanıyor daha çok farkına varıyor herşeyin.
Madalyonun hep iyi tarafını gösteren hayat birden diğer tarafınıda göstermeye başlıyor.
Yine de her ana her güne Rabbe şükrümüzü eksiltmiyoruz Elhamdülillah.
Çok uzatmadan eskiyen kotumdan diktiğim ama henüz hiç kullanmadığım yeleğime geçmek istiyorum :)
Okuyanlar bilir mutfak askılığımı  bu postta yayınlamıştım .
Onun hemen ardından da yeleğim geldi aklıma :)
Çok sevdiğim ama eskiyen bir kotum vardı , eskiyen bir şeyi dahi atmama özelliğine sahip ben kara kara düşünürken Aynen Fırat'ın dediği gibi ;
Ben bundan bişey yaparım ki dedim :))
Yelek yapmakta karar kıldım ama nasıl korkuyorum ya yetmezse ya olmazsa :)
O gazla hemen sıvadım kolları :), dikişlerini açtım ceplerini falan söktüm.
Sonradan pişman olsamda yetmeyecek korkusuyla kalıbımın boyunu küçülttüm.
Nihayetinde öyle veya böyle yetiştirdim kumaşımı :)
Astar dikmeyi sevmeyen ben nasıl oldu da böyle muntazam diktim bilemiyorum :)
Ama ortaya böyle bir güzellik çıktı :)

Dediğim gibi henüz kullanmak nasip olmadı çünkü hafif boyu kısa,
modelde düğmeliydi ama ben broşla kullanırım diye ilik açmadım.
Kot etekle falan kombinlemeyi düşünüyorum şuan .
Sizce nasıl olur , fikirlerinize açığım :)

Hepinize sevgiler öpüyorum :)


Portakallı İrmik Tatlısı :)

Selâmün Aleyküm canlar :)
Kendimi uzundur yazmıyor gibi hissediyorum şuan :)
Havanın kasveti bana yansımış olacak ki yapmam gereken hiç birşeyi yapamıyorum :)
Altın günlerinde gezen kadın modundayım :) Bol bol ev gezmesindeyim :)
Normalde pek hoşlanmam ama,İstanbul'dan arkadaşım geldi onu ağırlıyorum gönlünü hoş tutmaya çalışıyorum :)
Şu bir gerçek ki o daha çok benim gönlümü hoş tutmaya çalışıyor :P
Karadeniz'de batan gemilerimin peşindeyiz :)
Ne memnuniyetsiz birşey oldum ben, ne çekilmez oldum :)
Yüzümde tebessüm adına hiç birşey yok, ağlamaklı bir yüz ifadesi ..
Derdim nedir bilinmez ama ben havayı bahane ediyorum :)
Güneşi görsem , kuşların cıvıltısını duysam insanların sıcaklığını hissetsem geçecek ama . .
Nevşehir pazartesiden beri yağmurlu ve oldukça soğuk.
Arkadaşım gelmeden her güne bir plan yapmıştık ama hava böyleyken üzerine birde sağlık problemlerimde eklenince iptal oldu gibi . .
Ama ben gezmek istiyorum , deli gibi fotoğraf çekmek istiyorum , alışveriş yapmak istiyorum . .
Bu istiyorumlar hiç bitmez o sebepten kısa keseyim :P
5 ay önce terkedildim arkadaşım tarafından :)
Bir sabah uyandığımda ben gidecem dedi o zaman anladım şehrin boş kalacağını benim yarım kalacağımı.
Çünkü attığım adımda yanımdaydı, ne o beni ne ben onu yanlız bıraktım.
Hayat mücadelemde en büyük destekçim, dostum. Dost kelimesini yakıştırdığım en güzel insan oldu.
Bırakıp gitmesiyle birlikte bende uzun bir süre kendimi bıraktım.
Cuma günü büyük bi sürprizle geldi hasret bitti :)
Zor zamanlar geçiriyorum son günlerde , oldukça zor.
Bu sancılı günlerin üzerine iyiki geldi bi nebze olsun sıkıntılarımı unuttum.
Gelir gelmez tesettürlü oluverdi , benide çok mutlu etti :)
Dostluğumuz gibi oda daim olur inşaAllah :)
Dedim ya hava kötü olduğu için bol bol diğer arkadaşlarımızı ziyarete gidiyoruz.
En güzel şekilde ağırlanıyoruz, kilo alacam 3 haftada inşaAllah :)
Ben bu gezmelerden fırsat bulup mutfağa pek giremiyorum.
Ne zamandır canım sütlü tatlı istiyordu.

Annecim de dün akşam kızına kıyamamış,
sevgisini katmış ve bize tatlı yapmış :)

İşte o anne eli değmiş ;

Portakallı İrmik Tatlısı :)

Malzemeler ;
1litre süt
6 yemek kaşığı irmik
1 su bardağı şeker
1paket vanilya

Sosu için;
2 Buçuk su bardağı portakal suyu
1 yemek kaşığı nişasta
6 Yemek kaşığı şeker

Hazırlanışı;Öncelikle süt,irmik,şeker ve vanilya göz göz oluncaya kadar karıştırarak pişiriyoruz.
Dilersek borcamımızın altına bir sıra petibör bisküvi diziyoruz ve ilk sıcaklığını atan muhallebimizi döküyoruz.
Bir kat daha bisküvi dizdikten sonra , bir tencereye aldığımız 2buçuk su bardağı portakal suyu , şeker ve nişastamızı koyulaşana dek pişiriyoruz. Yine ilk sıcaklığını atınca bisküvilerimizin üzerine düzgün bir biçimde yayıyoruz.
Üzerini dilediğimiz şekilde süslüyoruz .
Ve afiyetle yiyoruz :)
Sağlıcakla kalın . . :)








16 Nisan 2013 Salı

Kırılmışlıklarım Adına . .

Bir yanımla hep kavgalıyım , çünkü tek suçlusudur o herkese iyi niyet göstermelerimin, kırılmışlıklarımın, yarım kalmışlarımın ve hayallerimin. .
Artık iyi niyetlerimi geçmiş zamanda bırakmak istiyorum.Yapabilir miyim ?
Uzunca bir yıl geçip gitti ömrümden . .
Yıkıldım , yenildim ve vazgeçtim .
Hayallerim vardı umutlarım vardı , bu kadar kırmak incitmek niyeydi?
Örselenmiş ruhuma nedir çare ?
Neydi bu denli üzülmeme sebep olan , hesabı kimden sorulur bu yıkılmışlığın ?
Çıkar mı sesim , hesabını sorabilir miyim ? Döner mi dilim ?
Birgün içimdeki tüm kırılmışlıklarımın cevabını bulabilir miyim ?
Her mutlulukla başlayan yolun sonu acıyla mı bitmeli ?
Kimbilir belkide her masalın sonu aynı . .
Güçlüydüm savaştım belkide savaştığımı sandım .
Yenilmişliğimden midir bunca üzüntüm . ?
Güçlüydüm diyorum ama belkide sadece kendimi güçlü sandım .
Ağlamak kar etmez ,artık hiç bir acıya yetmez .
Kendimle en başa, başladığım yere yanlız döndüm  .
Artık ne giden gelir ne de kırılmış yanım eskiye döner.
Sanırım ben herşeyi yargılamak , sorgulamak için çok geç kaldım . .



Hepiniz sevgiyle kalın . .



13 Nisan 2013 Cumartesi

11 Nisan 2013 Perşembe

Ahçı Mutfak Askılığım Ve Benden Birkaç Bişey :)



Merhabalar hepinize :)
Yine oldukça strestli bir gün geçiriyorum.
Elhamdülillah aksilikler hiç peşimi bırakmıyor :)
Okuyorken evde uyumayı hep büyük bir nimet sayıp okulun bitmesini hayal ettim bunun için duâ ettim , ama yine uyuyamıyorum iş güç sayesinde :)
Okul demişken 4 yıl Giyim Üretim Teknolojisi okuduktan sonra aile mesleğine devam etmenin zorluğunu çekiyorum şuan.
Dikiş dikmeyi özlüyorum, makinamın sesini özlüyorum .
Ama insanoğlu öyle memnuniyetsiz ki o zamanlar makinanın sesi gürültülü gelirdi şimdi özlüyorum diyorum.
Ve inanır mısınız çoğu kez okulu bırakmaya yeltendim .
Düşünüyorum da iyiki öyle bir hataya düşmemişim iyiki devam etmişim.
Öğrendiklerim hayatıma çok şey kattı .
Dün yaptığım işlerime baktım;
Neden hala devam etmiyorum diye düşünüp kursa yazıldım :)
Aslında kaçak öğrenci oldum , ikna kabiliyetim yüksektir :)
Hoca'm dayanamadı ve ne zaman istersen gel dedi .
Aslında biliyorum bendeki ışığı gördü :P
Kimileri için basit bir mutluluk sayılabilir ama Hoca'mın yanından duâlarla ayrıldım.
Belli hedeflerim var ve yaşım kaç olursa olsun peşinden gitmeyi asla bırakmamayı düşünüyorum.
Bazı şeyler sadece istemekle olmuyor.
Hepimiz biliyoruz ki emek olmadan yemek olmaz :)
Aslında söylemek istemiyorum kesinleşmeden ama belki duâlarınızla bana katkıda bulunursunuz .
Heyecanımı paylaşmak istiyorum , Halk eğitimin sınavlarına hazırlanıyorum :)
Bende dün tanıştığım Hoca'm gibi , cici bir hoca olabilirim :)
Kursuda sırf bu yüzden istedim elim gerilemesin hemde bildiklerimi pekiştireyim diye.
Hayallerim arasında en büyüğü stilist olmak ama önüme çıkan her fırsatı değerlendirmekte fayda görüyorum.
Çok zorlukla okudum ve pes etmek istemiyorum.
Bu konuda destekçim çoktu onlar sayesinde hep güçlü hissettim kendimi.
Öyle insanlar hayatımızdan hiç eksik olmasınlar inşaAllah.
Dün işlerimi çıkardım dedim ya bol bol hasret giderdik , yenileri için düşüncelere daldık :)
Bugünde fotoğraflarım arasında bakın ne buldum :)
Geçen yıl binbir nazla ve zahmetle diktiğim mutfak askılığım :)
Binbir zahmet diyorum çünkü istekli diktiğim bişey değildi.
Çünkü benim olmadı , sınav için dikmiştim okulda kaldı :(
Fotoğraftaki bitmiş hali, vermeden önceki bana acı acı bakışı :)
Tamboy fotoğrafı yok maalesef :(
Altında halka ve şerit var halkaya havlu geçiyor.
Mutfak için şirin mi şirin Ahçı Mutfak Askılığı :)
Saçları ve bıyıkları pamuktan gözleri ve burnu boncuktan :)
İyiki fotoğraflamışım çünkü tekrar yapmayı düşünüyorum bu güzellikten :)
Sizede fikir olur belki , çok basit yapılışı :)
Evdeki artan kumaşlarla ve yetecek kadar kapitoneyle dikilebilir :)
Tekrar diktiğimde aşama aşama fotoğraflarım sizler için :)
Duâlarınızda beni unutmayın ki hayatımda olumlu gelişmeler olsun :)
Çok konuştum biliyorum :P
Rabbim herkesin aklınan geçenleri , gönlünde olanları hakkında hayırlı eylesin.
Duâlarda buluşmak ümidiyle , sağlıcakla ve sevgiyle kalın . .


10 Nisan 2013 Çarşamba

Aşk Dolu Elmalı Havuçlu Tart :)


Öncelikle selâmün Aleyküm canlar .
Yine koşturmalı ve sabahın erken saati olmasına rağmen sayısını hatırlamadığım kadar aksilik yaşadığım birgünden hepinize merhaba :)
Hava 2 gündür kapalı ama bahar kendini hissteriyo çok şükür.
Ama gelin görün ki bende halsizlik , isteksizlik yorgunluk kendini ilk sırada gösteriyo .
Bir iş için heveslenip hemen yarım bırakıyorum , sıkılıyorum .
Ben bunu her yıl baharda yaşadığım için ,
bahar depresyonu diyorum :)
Aslında baharda depresyon da neyin nesi değil mi ?
İnsanın içinin açılması gerekirken ben uyku modunda geziniyorum :)
2 gün önce bişeyler yapma isteği oluştu :) Mutfakta buldum kendimi :)
Tarifi ilk defa ve değiştirerek denedim , tat ve görüntü olarak evdekilere beğendirdiysem sizlerinde beğeneceğine eminim :)
Ama fotoğraf makinam yaklaşık 1haftadır bende olmadığı için telefondan çokta başarılı bir fotoğraf çektiğim söylenemez bu konuda affınıza sığınıyorum ve tarifime geçiyorum :)

Elmalı Havuçlu Aşk Tart'ı :) (Adını ben koydum :P )

Malzemeler ;
125 gr. margarin
1 yumurta
2 yemek kaşığı yoğurt
1 çay bardağı şeker
Yarım paket kabartma tozu
1 tatlı kaşığı portakal kabuğu rendesi
2 su bardağı un

İç Malzemesi ;
4 adet elma
2 adet havuç
3 yemek kaşığı şeker
1 yemek kaşığı tereyağ
Ceviz fındık ne varsa miktarını kendiniz ayarlayabilirsiniz .
Ben yarım su bardağı dövülmüş ceviz kullandım.
1 tatlı kaşığı tarçın

Hazırlanışı ;
Öncelikle elmalarımızı ve havuçlarımızı rendeleyip üzerine şekerimizi döküp suyunu bırakıp çekene kadar pişiriyoruz.
Piştikten sonra yağ ceviz ve tarçını ekleyip ocaktan alıyoruz.
Daha sonra un şeker ve margarini robota alıp karıştırıyoruz.
Un ve yağ birbirine iyice karışsın.
Karışımı başka bir kaba alıp diğer malzemelerimizi ekleyip iyice yoğuruyoruz.
Hamurun yarısını merdaneyle açıyoruz .
Açtığımız hamuru kullanacağımız yağlanmış olan borcama veya kalıba göre ayarlayıp içine yerleştiriyoruz.
Üst kısımları elimizle bastırıyoruz, elmalı harcıda üzerine döküp yayıyoruz.
Hamurumuzun diğer yarısınıda aynı şekilde açıyoruz .
Ben kalpli kalıplarla kesip üzerine yerleştirdim , dilerseniz başka şekilli bir kalıplada kesebilirsiniz :)
Yada açtığınız hamuru şeritler halinde kesip elmalı harcın üzerine kafes yapabilirsiniz , gerisi size kalmış :)
180 derecelik fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.
Piştikten sonra pudra şekeri serpiyoruz .
Ve kırılmaması ve dağılmaması için 1 2 saat bekletip ,
Afiyetle yiyoruz :)

 

Bugün fotoğraf makinama kavuşup başka tariflerle gelicem inşaAllah :)


Sağlıcakla kalın :)